İngiltere’de Palestine Action Yasağı İngiltere’de tansiyonu yükseltmeye devam ediyor. Londra’da “Defend Our Juries” grubunun çağrısıyla düzenlenen gösterilerde, yasaklı ilan edilen bu örgüte destek veren çok sayıda kişi polis tarafından gözaltına alındı. Aktivistler, yanlarında getirdikleri pankartlara “Soykırıma karşıyım, Palestine Action’ı destekliyorum” yazarak yasağa karşı duruşlarını sergilediler. Bu son olaylar, daha önce 500’den fazla kişinin gözaltına alındığı 9 Ağustos eylemlerinin ardından gelerek, ülkedeki Filistin yanlısı hareketin kararlılığını bir kez daha gösteriyor.
Başkent Londra, haftanın son gününde yaşanan şaşırtıcı olaylara sahne oldu. Palestine Action Yasağına karşı çıkan yüzlerce eylemci, Parlamento Meydanı’nda toplanarak seslerini duyurmaya çalıştı. Ancak bu kararlı protesto, polis müdahalesiyle kesintiye uğradı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı. İngiltere’deki siyasi gerilimler, yeni bir boyut kazanarak herkesi şaşırttı.
“Defend Our Juries” adlı grubun çağrısıyla düzenlenen bu eylemlerde, protestocuların amacı yasaklı ilan edilen bir örgüte destek vermekti. Eylemciler, yanlarında getirdikleri boş pankartlara kendi elleriyle mesajlar yazarak dikkat çekti. “Soykırıma karşıyım, Palestine Action Yasağına rağmen Palestine Action’ı destekliyorum” sloganları, meydanı dolduran kalabalık tarafından defalarca dile getirildi. Bu direniş, İngiliz kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Londra Metropolitan Polisi, göstericilere anında müdahale ederek durumu kontrol altına aldı. Polis, “Palestine Action”ın yasa dışı bir örgüt olduğunu hatırlatarak eylemin yasal olmadığını belirtti. Bu müdahale sonucunda çok sayıda kişi gözaltına alınırken, Palestine Action Yasağına karşı çıkanların sayısı giderek artıyor. Geçtiğimiz aylarda 9 Ağustos’ta düzenlenen benzer bir eylemde 500’den fazla kişinin gözaltına alındığı biliniyor. Daha fazla güncel gelişme ve analiz için https://www.Haberixir.com adresini ziyaret ederek bilgi alabilirsiniz.
Peki, bu yasağın geçmişinde neler yaşanmıştı? Palestine Action Yasağına giden süreç, 20 Haziran’da Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin Brize Norton hava üssünde gerçekleşen bir eylemle başladı. Grup üyeleri, üsse sızarak 2 İngiliz askeri uçağının motorlarına kırmızı boya püskürtmüştü. Aktivistler, bu uçakların Orta Doğu operasyonlarında kullanıldığını iddia etmiş ve eylem yerine Filistin bayrağı bırakmıştı. Bu olay, yasağın ilk adımlarının atılmasına neden oldu.
Bu eylem sonrasında İçişleri Bakanı, Palestine Action Yasağını terör örgütü olarak ilan etmeyi hedefleyen bir tasarıyı parlamentoya sundu. Tasarı, 2 Temmuz’da Avam Kamarası’nda ve 3 Temmuz’da Lordlar Kamarası’nda hızla onaylandı. Grubun yürütmeyi durdurma başvurusu Yüksek Mahkeme tarafından 4 Temmuz’da reddedildi. Ardından 5 Temmuz’dan itibaren bu grup yasaklı örgütler arasına dahil edildi.
İşte en can alıcı nokta: 5 Temmuz’da yürürlüğe giren bu yasakla birlikte, gruba üyelik veya destek beyanlarının tam 14 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanmasının önü açıldı. Dahası, grubun adını taşıyan bir tişört veya rozet takmak bile 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılma riskini beraberinde getiriyor. Palestine Action Yasağına rağmen bu denli ağır sonuçlara rağmen gösterilerin devam etmesi, Filistin destekçilerinin kararlılığını ve bu konudaki hassasiyetini açıkça ortaya koyuyor.
İngiltere’deki bu olaylar, küresel çapta dikkat çeken bir insan hakları mücadelesinin en yeni halkası olmaya devam ediyor. Tüm bu çarpıcı gelişmeleri anbean takip etmek için https://www.Haberixir.com üzerinden güncel haberlere ulaşabilirsiniz.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.