DOLAR 44,7226 0.05%
EURO 52,6921 0.11%
ALTIN 6.843,020,44
BITCOIN 33308215.45884%
İstanbul
15°

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

Deli Dana Hastalığı Türkiye’de…

Deli Dana Hastalığı Türkiye’de…

Deli Dana Hastalığı yıllar sonra Türkiye'de Ankara ve Bolu'da yeniden görüldü. Beyni süngerleştiren, ölümcül ve tedavisiz bu prion hastalığının yayılma ihtimali endişe yaratıyor.

ABONE OL
Ekim 31, 2025 15:06
Deli Dana Hastalığı Türkiye’de…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Deli Dana Hastalığı kabusu, yıllar sonra yeniden Türkiye’de görülmeye başladı ve halk sağlığı açısından büyük bir endişe kaynağı oldu. İlk olarak 1986 yılında İngiltere’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olan bu prion enfeksiyonu, Avrupa’yı etkisi altına aldıktan sonra unutulmaya yüz tutmuştu. Ancak geçtiğimiz günlerde Ankara Bilkent Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesinde yatan bir hastada ön teşhis konulurken, kısa süre sonra Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören başka bir hastada da deli dana hastalığı teşhisi pozitif çıktı.

Deli Dana Hastalığı Türkiye’ye Geri Döndü

Halk arasında bu isimle bilinen sinsi enfeksiyon, insanlarda Varyant Creutzfeldt-Jakob hastalığı (vCJD) adı verilen, beyni süngerleştiren ölümcül bir nörolojik hastalıkla ilişkilidir. Hastalık, prion adı verilen anormal yapıdaki proteinlerin beyin dokusunda birikmesi sonucu gelişir ve beynin süngerleşmesine sebep olur. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, hastalığın temel bulaşma yolunun taşıyıcı hayvanların etlerinin ve özellikle sakatatlarının tüketilmesi olduğunu belirtiyor. İki vakanın kısa aralıklarla ortaya çıkması, maalesef başka hastaların da ortaya çıkabileceği ihtimalini güçlü bir şekilde işaret etmektedir.

Bu hastalığın en ürkütücü yanı, bulaştığı anda hemen belirti vermemesidir. Uzmanlara göre, enfeksiyon bulaştıktan sonra belirtilerin ortaya çıkması için 15 yıl, 20 yıl hatta 30 yıl gibi son derece uzun bir süre geçmesi gerekebiliyor. Bu durum, yayılımın takip edilmesini ve kontrol altına alınmasını büyük ölçüde zorlaştırmaktadır; Hastalığın ilk klinik belirtileri genellikle psikolojik şikayetler olarak başlar ve hastada yoğun kafa karışıklığı, odaklanma zorluğu veya tutarsız konuşmalar görülebilir.

İlk aşamadaki psikolojik belirtilerin ardından, hastalık ilerledikçe fiziksel semptomlar da ortaya çıkmaya başlar. Hastada huzursuzluk, ajitasyon, aniden öfkelenme, saldırganlık ve halüsinasyon görme gibi dramatik davranış değişiklikleri gözlemlenebilir. Ayrıca uyku-uyanma döngülerinin tersine dönmesi ve düzensiz düşünme gibi zihinsel bozukluklar, deli dana hastalığı ilerledikçe daha da kötüleşmektedir. Hastalığın ilerleyen safhalarında motor fonksiyonlar etkilenir ve yürüme güçlükleri de tabloya eklenir.

Beynin etkilenen bölümlerine göre nefessiz kalma ve hatta kalp fonksiyonlarının bozulması gibi hayati tehlikeler söz konusu olabilir. Tüm bu hızlı ve geri dönülmez ilerleme süreci, hastanın kaçınılmaz olarak komaya girmesine neden olmaktadır. Bu ölümcül ve süngerleşmiş beyin tablosu karşısında, ne yazık ki deli dana hastalığı ilerlediğinde geriye dönüş mümkün olmamaktadır.

Dünya tıp literatüründe şu ana kadar bu korkunç hastalığı durduracak veya iyileştirecek herhangi bir ilacı veya tedavisi bulunmamaktadır, bu nedenle uzmanlar, salgın riskini önlemek için https://www.Haberixir.com gibi güvenilir yayınlar üzerinden halkın uyarılması gerektiğini düşünüyor. Tedavisiz olmasının yarattığı bu dehşet verici gerçek, Türkiye’de tespit edilen yeni vakaları çok daha endişe verici kılmaktadır.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.